island blues

Koop - Koop Island Blues 


Kokularla ya da şarkılarla tetiklenen benim güzel hafızam yine iş başında. 1000 küsür şarkılık playlistin içinden şu an dinlediğin şarkı karşıma çıkıveriyor sevgili okuyucu. Bu şarkının ilk notalarıyla E ve ben, O ve D, Datça yol ayrımından sapıyoruz Bozburun’a doğru. Her bir virajı dönüşümüzde enfes manzarasıyla karşımıza çıkıyor Ege Denizi. Huzur-mutluluk kombinasyonunun doruk noktası varsa o an işte bizim için. Şarkının hüznüne kulaklarımızı tıkamışız. Sakiniz. Yanımızdaki çiftin mutluluk mutsuzluk dengesinin o tatilin sonunda değişeceğinden habersiz yol alıyoruz. Dahası onlar da hiç olmadıkları kadar huzurlular. Kafamı sevdiğimin göğsüne yaslamışım, saçlarımı öpüyorken tüm kış boyunca hayalini kurduğumuz o mini mini kasabaya gidiyoruz ve o sırada bu şarkı çalıyor. Üzerimde pembe elbisem var. Deniz suyuyla karışık güneş kremi kokuyoruz. Yine kış ortasında Bozburun’u özlemeye başlamışken bu hiç olmadı. Kahrol foobar.

owl u dammit

Sakin

B. B. King & Eric Clapton – Come Rain or Come Shine"  

Bir parça çilekli çikolata tadı, mart ayında yağmış karın kokusu odaya dolarken bana sımsıkı sarılmış teninin sıcaklığı, enfes bir kırmızı şarabın baş döndürücü kokusu… Beraber mükemmel müzikler dinlemek, jazzı ve bluesu yeniden keşfetmek. 100 çift çorap katlayabilme gücünü bulabilmek için daha fazlasına gerek yok: iki olabilmek, ikiyken bir olabilmek. Tıpkı çoraplar gibi. Buna gerekli cesareti toplayabilmek için içine sonsuz güven ve bolca da huzur katmak lazım. Eksiğimiz yok. Cesaretimiz tam. Kahvelerimiz koyu. Hasta olduğumuzda yatağımızın kenarında limonlu zencefil çayı. Saçlarımın arasında onları okşayan bembeyaz biçimli parmaklar. Daha önce hissetmediğim hissedemediğim pek çok şey. Hepsi bana özel. Hepsi bize özel. Sessizliğim bundan.

Her şey yerli yerinde. Her şey… Gerisi de hiç mühim değil.

kaptırmamak lazım tabi


399
00:20:16,619 --> 00:20:19,621
Tuvaletlerde düzüşen o adama ne oldu peki?

400
00:20:19,655 --> 00:20:22,090
Hayattaki küçük şeylerle ilgilenmek istemedi.

401
00:20:22,224 --> 00:20:25,193
Yemek pişirmek, hastalanmak...

402
00:20:25,228 --> 00:20:27,596
...aptal bir diziye birlikte gülmek gibi.

403
00:20:27,630 --> 00:20:28,997
Üzüldüm.

404
00:20:29,231 --> 00:20:30,699
Sorun değil.

405
00:20:30,733 --> 00:20:32,534
Kendi kaybı.

406
00:20:32,668 --> 00:20:34,469
Seninki böyle şeylerden hoşlanıyor mu?

407
00:20:36,138 --> 00:20:37,372
Sanırım.

408
00:20:37,406 --> 00:20:38,740
Ya da hoşlanıyormuş gibi yapıyor.

409
00:20:38,774 --> 00:20:40,008
İyi bari. O zaman onu sıkı tut...

410
00:20:40,042 --> 00:20:41,710
...çünkü öyle adamlar o kadar çabuk kapılıyor ki...

411
00:20:41,744 --> 00:20:45,213
...bir de bakıyorsun 30 yaşına basmışsın ve tüm iyi adamlar gitmiş.

412
00:20:45,248 --> 00:20:47,649
Sonra da onlar boşanana kadar beklemen gerekiyor.

413
00:20:47,683 --> 00:20:49,784
Ama o zamana kadar da 45'ine geliyorsun.

Zamanı ölçme birimi







Coupling S03E01

Sesler


“Pencereyi kapatmak gerekiyordu: Yağmur pervazlara çarpıp parkeyle koltukların üstüne sıçrıyordu. Dev gümüş heykeller canlı, hışırtılı sesler çıkartarak bahçede, yaprakların arasında, portakal renkli kumların üstünde koşuşuyorlardı. Yağmur oluğu takırdıyor, boğulurcasına gurulduyordu. Sen Bach çalıyordun. Piyano cilalı kanadını kaldırmıştı, kanadın altında bir lir vardı ve küçük çekiçler teller üzerinde dalgalanıyordu. Brokar örtü kaba kıvrımlar oluşturarak yarısına kadar piyanonun kuyruğundan aşağı kaymış ve sayfaları açık bir nota defterini de beraberinde sürüklemişti. Haziran sağanağı durmadan, görkemle camları döverken fügün coşkusu arasında tuşlara çarpan yüzüğünün tıkırtısı duyuluyordu. Ve sen, çalmaya ara vermeksizin, başını hafifçe geri atarak, ritme ayak uydurarak haykırıyordun: 'Yağmur, yağmur… Onun sesini bastıracağım…'

Ama bastıramıyordun.”

Vladimir Nabokov “Sesler” adlı öyküsünden alınmıştır.
Çeviren: Seniha Akar

photo

her zaman mantıklı

Sevgiligiller Günü Şeysi


Eski sevgilinize anonim de olsa "Sevgililer Günü" hediyesi gönderme arzusu içinde olabilirsiniz. Bu sizin "obsesif biri" olduğunuzu değil "çok düşünceli biri" olduğunuzu gösterir. Yukarıdaki görselde bulunan yastıklar güzel bir alternatif olabilir. Hatta çok şık bir alternatif olabilir. Bu sene geçti artık diyorsanız da bu işin daha doğum günü filan da var. Hemen pes etmeyin.

photo